
Sinemayla ilgili ilk yazımın Issız Adam hakkında olmasını istemezdim ama yazmadan edemeyeceğim.
Herkesin "Böyle aşk hikayesi görmedim.", "Üç gün etkisinden çıkamadım.", "Aklıma geldikçe ağladım." yorumlarına dayanamayarak dün gece izlemeye gittim. Film arasında arkadaşlarla sigara içerken tatminkarsızlığın-fakat hala içimde olan umudun- etkisiyle ağzımı bıçak açmadı. Son sarılma sahnesinden az da olsa etkilendiğimi inkar etmeyeceğim lakin filmin sonunda ağzımdan çıkan cümle "Bu muydu?" oldu. Beraberliklerinin başlamasından ayrılmalarına kadarki dönem kesinlikle çok sığ anlatılmış. Ortada inanılmaz bir aşk yok.
Kız kahramanımızın oyunculuğu ilk başlarda rahatsız etti. Daha sonra rol yapamamasının daha doğal olduğuna kanaat getirdim.
İsterseniz bana duygusuz diyin ama: Issız Adam, gerçek aşkı tatmamışlar için "Mükemmel bir aşk filmi."
ya bu filmin ismi falso zaten:)
YanıtlaSilismini geçtim, konu özeti bir filmin modern hayatın bık bık diye başlıyorsa o filme gitmeyeceksin.
çağan amcamın aklına iki üç hoş söz geliyor, hop kur bir senaryo, biraz para yapalım, ulak da batırdık zaten, ağlatalım, götürelim.
durum böyledir.
evet, filme gitmeden de yorum yaparım-hıncal uluç artı ulusalcı style.
:) Ben de Babam ve Oğlum'a karşı önyargılıyım da neyse ki ağzımı açmadım henüz.
YanıtlaSil