
Uzun zamandır yazacak bir şey bulamama, yazma isteği eskikliği gibi sorunlarla başbaşaydım. Öyle günler oldu ki Jeremy, -umarım Jeremy'i kullanmama kızmazsın L.A.- "saçımın rengini hangi ton kızıl yapsam?" diye bile sorasım geldi. Neyse ki bu günler geride kaldı.
Efendime söyleyeyim, bugünlerde aklımda olan üç adet etkinlik var. Biri tabii ki 4 Nisan'da başlayacak olan 28. Uluslararası Film Festivali. Bu sene Lüzumsuz'un da yardımlarıyla pek güzel filmler seçip 22 adet filme bilet aldım. Geçen seneki 6 saat kuyrukta bekleme çilesini de çekmememin gazıyla tüm filmlere bile bilet alabilirdim.
Kısaca bir listelemek gerekirse:
Uluslararası Yarışma: $9.99, Yaz Saati
Sinemada İnsan Hakları: İki Bacaklı At
Türk Sineması:Uzak İhtimal, Hayat Var, 11'e 10 Kala, İki Çizgi, Pandora'nın Kutusu, Gölgesizler
Gala: Tapınma, Ricky, Il Divo, Milk
Aşk Olsun: Gir Kanıma
Yıllara Meydan Okuyanlar: Anna İle Dört Gece
Arjantin: Başsız Kadın
Genç Ustalar: Dağınık Yataklar
Mayınlı Bölge: Öteki
Canlandırma: Garip Birisiyle Evlendim, Ahmaklar ve Melekler
Azizler:Genç Kız Pınarı
Depardon: Üçüncü Sayfa Haberleri
Yıllardır İstanbul'a abone olan Jay Jay Johanson 18 Nisan'da yine geliyormuş. Söylenenlere göre bu olay Bostancı çevresinde Wendy tarafından abartılı sevinçle karşılanmış. Türkiye'ye gelmekte geç bile kaldığını düşünüp hemen bilet alan Wendy, yalnız başına gidip Ghetto'da melankolik dakikalar yaşayacakmış.Üçüncü ve son güzel haber:
Oi Va Voi 21-22 Mayıs'ta İstanbul Babylon'da!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder